<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hobi Blog &#187; bitki</title>
	<atom:link href="http://www.hobiblog.com/hobi-etiket/bitki/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.hobiblog.com</link>
	<description>Her konuda hobilerimiz</description>
	<lastBuildDate>Wed, 08 Feb 2012 13:07:16 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Papatya</title>
		<link>http://www.hobiblog.com/papatya/</link>
		<comments>http://www.hobiblog.com/papatya/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 22 Feb 2008 19:54:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nihan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[bitki]]></category>
		<category><![CDATA[çiçekler]]></category>
		<category><![CDATA[niyazi öztürk]]></category>
		<category><![CDATA[papatya]]></category>
		<category><![CDATA[papatya çiçeği]]></category>
		<category><![CDATA[Tanrı'nın eczanesinden sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hobiblog.com/papatya/</guid>
		<description><![CDATA[<div class="addthis_toolbox addthis_default_style " addthis:url='http://www.hobiblog.com/papatya/' addthis:title='Papatya '  ><a class="addthis_button_facebook_like" fb:like:layout="button_count"></a><a class="addthis_button_tweet"></a><a class="addthis_counter addthis_pill_style"></a></div>Papatya (Chamomilla recutita) Yöresel adları: Mayıs papatyası, tıbbi papatya, adi papatya, babunç Bitki özellikleri: 15-40 cm yükseklikte ve çok dallıdır. Bilinen en küçük papatya türlerinden biridir. Sarı göbekleri dışa doğru konik biçimlidir ve yalnız kendine özgü biçimde, içleri boştur. Tatlı aromalı bir kokusu vardır. Mayıs-haziran aylarında çiçeklenir. Ülkemizde, hangi papatya türünün tedavi amaçlı kullanılması gerektiğini, [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_" addthis:url='http://www.hobiblog.com/papatya/' addthis:title='Papatya ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="addthis_toolbox addthis_default_style " addthis:url='http://www.hobiblog.com/papatya/' addthis:title='Papatya '  ><a class="addthis_button_facebook_like" fb:like:layout="button_count"></a><a class="addthis_button_tweet"></a><a class="addthis_counter addthis_pill_style"></a></div><p><a href="http://www.hobiblog.com/wp-content/uploads/2008/10/papatya1.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-233" title="papatya1" src="http://www.hobiblog.com/wp-content/uploads/2008/10/papatya1.jpg" alt="" width="400" height="267" /></a></p>
<p>Papatya (Chamomilla recutita) Yöresel adları: Mayıs papatyası, tıbbi papatya, adi papatya, babunç<br />
Bitki özellikleri: 15-40 cm yükseklikte ve çok dallıdır. Bilinen en küçük papatya türlerinden biridir. Sarı göbekleri dışa doğru konik biçimlidir ve yalnız kendine özgü biçimde, içleri boştur. Tatlı aromalı bir kokusu vardır. Mayıs-haziran aylarında çiçeklenir.</p>
<p><span id="more-69"></span></p>
<p>Ülkemizde, hangi papatya türünün tedavi amaçlı kullanılması gerektiğini, şifalı bitki satıcılarının bile çok büyük bir bölümü ne yazık ki bilmez! Türü belirsiz, papatya benzeri çiçekler karışımını halka bir güzel satarlar. Öncelikle bebeklerin ve küçük çocukların dostu olarak görülmesi gereken mayıs papatyasına hak ettiği saygının gösterilmemesi ne kadar acı!!<br />
Bileşim: Chamazulen, bisabolol ve enoletherpolyin içerikli ve mavi renkli uçucu yağ, sesquiterpenlactone, cumarine. Toplama ve hazırlama: Mayıs-haziran aylarında açan çiçekler, ilk hafta boyunca etkinliklerinin doruğundadır. Yani, çiçekler açtıktan hemen sonra, sapsız olarak, güneş iyice yükseldiğinde toplanır.Toplamanın hemen ardından, geniş bir eleğe serilerek, gölgede kurumaya bırakılır. Papatyanın etkinlik derecesi, çiçeklenmeden toplamaya kadar geçmiş olan sürenin kısalığına ve kurutma şartlarına göre, artar veya eksilir. Toplanan taze papatyalar, plastik torbalara kesinlikle koyulmamalıdır! Çünkü, hava alamayan çiçekler kısa sürede bozulur.<br />
Banyo katkısı olarak, çiçeklerle birlikte sap ve yapraklar da toplanmalıdır. Saplar demetlenerek bağlanır ve gölge bir yere asılarak kurumaya bırakılır. Kuruduktan sonra, eğer banyo katkısı olarak kullanılmak istenmezse, çiçekler her zaman saptan ayrılabilir. Ayrıca, çiçekler sapların ucunda daha sağlıklı kuruyabilir.</p>
<p>Kullanım alanları ve biçimleri: Olağanüstü geniş bir kullanım alanı vardır. Ama o her şeyden önce, bebeklerin ve küçük çocukların koruyucusudur. Onların her derdine deva olabilir. Anneler, mayıs papatyasını evlerinden hiç eksik etmemelidirler.<br />
Genel olarak, bitkinin dört önemli alanda etkili olduğunun bilinmesi gerekir. İltihap giderici, kramp çözücü, yatıştırıcı ve gaz söktürücü. Papatya içten ve dıştan kullanılabilir. İçten, çay içimi ve tentür kullanımı, dıştan, buğu solunumu, gargara, çalkalama, yıkama ve banyo, papatya yağı ile de friksiyon biçiminde kullanılır.<br />
Papatya çayı öncelikle mide hastalıklarına karşı kullanmalıdır. Ağrı ve düzensizlikler kısa sürede sona erer, hasta rahatlar. Bitki çayı ile, mide mukozası iltihabı, hatta mide ülseri tedavi edilebilir. Bu tedavide, uzunca bir süre boyunca, günde 3 bardak papatya çayı, tatlandırılmadan ve yemeklerden önce içilmelidir. Safrakesesi kaynaklı mide rahatsızlıklarında, papatyanın, nane ve oğulotu ile eşit oranda karıştırılması daha doğru olur. Eğer mide rahatsızlığı sinirsel kaynaklı ise, papatya-oğulotu karışımı etkili olacaktır. Üst solunum yollarındaki tahriş veya iltihap nedeniyle oluşan rahatsızlıklarda papatya buğu solunumu çok rahatlatıcıdır.<br />
Dıştan kullanımda, mukoza ve deri iltihaplarına karşı gargara, çalkalama veya yıkama biçimi uygulanabilir. İltihap gidericiliği sayesinde, zor iyileşen yaralara kompres biçiminde uygulanır.<br />
Papatya, mantar hastalıklarına karşı da, yıkama biçiminde kullanılabilir. Anal ve vaginal bölgelerdeki tahriş ve iltihaplanmalarda, oturma banyosu veya buğu tedavisi yapılabilir. Kronik nezle, kronik ağız içi iltihabı da, papatya buğusu ile tedavi edilebilir.<br />
Romatizmal kas ağrıları, papatya yağı ile yapılan friksiyonlarla hafifletilebilir. Kötürüm organlara da aynı biçimde masaj yapılabilir, çok rahatlatıcıdır. Papatya tentürü, öncelikle sinir sisteminin tedavisinde kullanılır. Duyarlı sinir sistemini ve duyum organlarını papatya tentürü çok olumlu etkiler. Bu nedenle, kafa ve yüz nevraljilerinde, göz ve kulak iltihaplarında, diş ağrısında ve kramplı mide ağrılarında papatya tentürü kullanılmalıdır. Hatta, romatizmal ağrılar bile böylece hafifletilebilir. Günde 5-6 kere, biraz suyla veya kesme şekere içirilerek, 8-10 damla alınabilir.</p>
<p>Papatya çayı: 1-2 tatlı kaşığı dolusu çiçek, 1 bardak kaynar suyla haşlanır, 8-10 dakika demlendikten sonra süzülür. Tatlandırılabilir, ama tatlandırılmadığında daha etkilidir. Çok sıcak değil, ama sıcak içilmelidir. Günde 3-4 bardak yeterlidir.<br />
Papatya banyosu: Bir tam banyo için 5-6 avuç dolusu ince kıyılmış çiçek, sap ve yaprak, 2 litre kaynar suyla haşlanır, 15 dakika demlendikten sonra süzülür ve banyo suyuna eklenir. Banyo süresi 15-20 dakikadır. Gözler banyo suyuna temas etmemelidir. Papatya buğusu: 2 yemek kaşığı dolusu, ince kıyılmış çiçek veya çiçek-sap karışımı, yarım litre suda kaynama derecesine kadar ısıtılır ve kafa büyük bir havluyla örtülerek, gözler kapatılır ve solunmaya başlanır. Süre 10 dakika kadardır. Aynı su iki kere daha kullanılabilir.<br />
Papatya yağı: Taze çiçekler, bir şişenin boğazına kadar doldurulur ve üstüne saf zeytinyağı eklenir. Yağ çiçeklerin üstüne çıkmalıdır. Şişe 14 gün boyunca sıcak bir ortamda veya güneşte bekletilir ve her gün çalkalanır. Süre sonunda süzülür ve kullanılır. Buzdolabında tutulmamalıdır.<br />
Papatya tentürü: Taze çiçekler küçük bir şişeye doldurulur. Üstüne 70 derecelik etil alkol eklenir. Alkol çiçeklerin üstüne çıkmalıdır. Şişe 14 gün boyunca sıcak bir ortamda bekletilir ve her gün çalkalanır. Süre sonunda tülbentten geçirilerek süzülür ve 5-6 misli, 70 derecelik etil alkolle inceltilir, 20-30 kere çalkalanır. Tentür kullanıma hazırdır.<br />
Yan etkiler: Dozajlara uyulduğunda, bilinen hiçbir yan etkisi yoktur. Ama onu yıllar boyunca aralıksız kullanmak doğru olmaz. Papatya çayı ile göz banyosu yapılmamalıdır. Konjoktivite yol açabilir.</p>
<p>Kaynak: &#8220;Tanrı&#8217;nın Eczanesinden Sağlık&#8221; &#8211; Niyazi Eröztürk</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_" addthis:url='http://www.hobiblog.com/papatya/' addthis:title='Papatya ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hobiblog.com/papatya/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Turp</title>
		<link>http://www.hobiblog.com/turp/</link>
		<comments>http://www.hobiblog.com/turp/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 22 Feb 2008 19:25:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nihan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[bitki]]></category>
		<category><![CDATA[bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[Niyazi Eröztürk]]></category>
		<category><![CDATA[Tanrı'nın eczanesinden sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[turp]]></category>
		<category><![CDATA[turp bitkisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hobiblog.com/turp/</guid>
		<description><![CDATA[<div class="addthis_toolbox addthis_default_style " addthis:url='http://www.hobiblog.com/turp/' addthis:title='Turp '  ><a class="addthis_button_facebook_like" fb:like:layout="button_count"></a><a class="addthis_button_tweet"></a><a class="addthis_counter addthis_pill_style"></a></div>  Turp (Raphanus sativus) Yöresel adları: Kara turp Bitki özellikleri: Çeşitli türleri olan turp, bir kültür bitkisidir. Tedavi edicilik açısından, en keskin tada sahip olan kara turp önde gelir. Doğrusunu söylemek gerekirse, kara turp kökü, tedavi edicilik açısından en etkili türdür. Bileşim: Hardal esansı, gluconasturtin, methylmercaptan, raphanol, pentosane, C vitamini. Kullanım alanları ve biçimleri: Kara [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_" addthis:url='http://www.hobiblog.com/turp/' addthis:title='Turp ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="addthis_toolbox addthis_default_style " addthis:url='http://www.hobiblog.com/turp/' addthis:title='Turp '  ><a class="addthis_button_facebook_like" fb:like:layout="button_count"></a><a class="addthis_button_tweet"></a><a class="addthis_counter addthis_pill_style"></a></div><p> <a href="http://www.hobiblog.com/wp-content/uploads/2008/10/turp1.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-235" title="turp1" src="http://www.hobiblog.com/wp-content/uploads/2008/10/turp1.jpg" alt="" width="400" height="438" /></a><a href="http://www.hobiblog.com/wp-content/uploads/2008/10/turp.jpg"></a><br />
Turp (Raphanus sativus)<br />
Yöresel adları: Kara turp<br />
Bitki özellikleri: Çeşitli türleri olan turp, bir kültür bitkisidir. Tedavi edicilik açısından, en keskin tada sahip olan kara turp önde gelir. Doğrusunu söylemek gerekirse, kara turp kökü, tedavi edicilik açısından en etkili türdür.</p>
<p><span id="more-68"></span>Bileşim: Hardal esansı, gluconasturtin, methylmercaptan, raphanol, pentosane, C vitamini. Kullanım alanları ve biçimleri: Kara turp, sağlıklı bir sebze olmakla kalmayıp, tedavi edici özelliklere de sahiptir, ama yine de gereğinden fazla tüketilmemelidir. Rendelenip, limon ve zeytinyağı ile çeşnilendirilerek tüketildiğinde, organizmayı uyarır ve iştah açar. Turp özsuyu, safrakesesi hastalıklarına karşı kullanılabilir. Mutfak robotuyla elde edilen turp özsuyu, yakıcı tadını yitirmesi için, bir süre buzdolabında bekletilir, daha sonra biraz bal ile karıştırılarak içilir. Her seferinde taze özsu kullanılmalıdır. Dilimlenerek veya rendelenerek yenen turpa tuz ekilmemelidir. Aksi halde, tedavi edici niteliğini yitirir. Turp tüketimi iştah açar, sindirim sistemini uyarır ve gaz söktürür. Ama mide iltihabına karşı kullanılmamalıdır. Öksürük ve boğmacaya karşı ballı turp suyu çok rahatlatıcıdır.<br />
Genel olarak, safrakesesi ve karaciğeri desteklemek ve sindirim sistemini uyarmak için, tuzlanmamış turp yemek veya turp özsuyu içmek yararlıdır. Turp özsuyunun bazı safrakesesi taşlarını eritebileceği söylenir. Bu söylemin gerçeklik derecesini anlamak için, safrakesesinden çıkarılmış taşlar turp suyunda uzunca bir süre bekletilebilir. Denemeye değer belki de!<br />
Ballı turp suyu: Orta boy bir turp rendelenir, 2 yemek kaşığı dolusu bal ile iyice karıştırılır, 5-6 saat bekletilir ve posası sıkılır. Öksürüğe karşı, gün boyunca pek çok kere, 1-2 tatlı kaşığı içilir. Çocuklar da içebilir.<br />
Kokusu pek hoş değildir. Ayrıca, bağırsaklarda daha da kötü kokulu gazlar oluşturabilir. Ertesi güne kadar bekletilmemelidir!<br />
Yan etkiler: Bilinen hiçbir yan etkisi yoktur. Ama duyarlı mideleri rahatsız edebilir.<br />
Kaynak: &#8220;Tanrı&#8217;nın Eczanesinden Sağlık&#8221; &#8211; Niyazi Eröztürk</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_" addthis:url='http://www.hobiblog.com/turp/' addthis:title='Turp ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hobiblog.com/turp/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bal Kabağı</title>
		<link>http://www.hobiblog.com/bal-kabagi/</link>
		<comments>http://www.hobiblog.com/bal-kabagi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 22 Feb 2008 17:41:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nihan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Bal Kabağı]]></category>
		<category><![CDATA[bal kabağının faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[bitki]]></category>
		<category><![CDATA[kabak]]></category>
		<category><![CDATA[şifalı bitkiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hobiblog.com/bal-kabagi/</guid>
		<description><![CDATA[<div class="addthis_toolbox addthis_default_style " addthis:url='http://www.hobiblog.com/bal-kabagi/' addthis:title='Bal Kabağı '  ><a class="addthis_button_facebook_like" fb:like:layout="button_count"></a><a class="addthis_button_tweet"></a><a class="addthis_counter addthis_pill_style"></a></div>Babaannemin bağlarına her sene üzümlerin artık bittiği, bağ bozumunda, yerlerde kavuniçi kocaman yatan bal kabaklarını hiç unutmam. Çünkü çok güzel yemek ve tatlıları yapılırdı. Kış için evlere getirilir, karpuz ve kavunlarla kilerlere konurdu. O günleri, çok güzel günler olarak hatırladığımdan mı ! yoksa tatlı kabağını sevdiğimden mi ! bahçenin bir kenarına beş tane tohumunu bularak [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_" addthis:url='http://www.hobiblog.com/bal-kabagi/' addthis:title='Bal Kabağı ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="addthis_toolbox addthis_default_style " addthis:url='http://www.hobiblog.com/bal-kabagi/' addthis:title='Bal Kabağı '  ><a class="addthis_button_facebook_like" fb:like:layout="button_count"></a><a class="addthis_button_tweet"></a><a class="addthis_counter addthis_pill_style"></a></div><div class="mceTemp" style="text-align: center;"><a href="http://www.hobiblog.com/wp-content/uploads/2008/10/bal-kabagi1.jpg"></a></div>
<p><a href="http://www.hobiblog.com/wp-content/uploads/2008/10/bal-kabagi2.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-248" title="bal-kabagi2" src="http://www.hobiblog.com/wp-content/uploads/2008/10/bal-kabagi2.jpg" alt="" width="400" height="300" /></a></p>
<p>Babaannemin bağlarına her sene üzümlerin artık bittiği, bağ bozumunda, yerlerde kavuniçi kocaman yatan bal kabaklarını hiç unutmam. Çünkü çok güzel yemek ve tatlıları yapılırdı. Kış için evlere getirilir, karpuz ve kavunlarla kilerlere konurdu. O günleri, çok güzel günler olarak hatırladığımdan mı ! yoksa tatlı kabağını sevdiğimden mi ! bahçenin bir kenarına beş tane tohumunu bularak ekmiştim. Bir tanesi erik ağacına sarıldı.</p>
<p>Bilmeyenler, ağaçtan sarkan kocaman kabakları görenler, bilmeyenler kabak ağacımı, tatlı kabağı ağaç da mı yetişiyor diye soruyordu. Diğeride bahçe parmaklıklarına sarılarak orada yer bulmuş bir kabak&#8230;eskisi kadar olmasa da şimdi pek tatlısından başka yemeğinin yapıldığını göremiyorum.Hatta yeni yetişen neslimizin az bildiği bir yiyecek&#8230;<span id="more-60"></span></p>
<p>Ekimin 31 kutlanacak USA ’’ Holloween’’ İnançlarına göre hasat mevsimi kabaklar tarladan toplandıktan sonra bir dahi ki sene daha iyi ürün alabilmek için, gelecek olan kötü ruhları kovmak için kötü ürkütücü giyisiler giyerek bu ruhların gelmemesine inanmaları, bu günü bayram olarak görüyorlar. Ben bizim şeker bayramına benzetiyorum. Çünkü çocuklar kıyafetlerini giyerek kapı, kapı şeker topluyorlar. Yalnız bütün yiyecekler, şekerler ve kurabiyeler kabak şekli verilerek ikram ediliyor.Gelen nesilerine kabağı unuturmuyorlar. O günden bir hafta önce her markete kabaklar küme halinde yığılıyor.</p>
<p>Bizim memleketimiz de bol miktarda yetişen yemekleri yapılan kış kabağını çok güzel değerlendirmişler. Gittikçe küçülen dünyamızda ülkeler arası kültürlerin arasındaki uzaklığın azalarak, bizim memleketimiz de bilmeden cadılar bayramı olarak kullanılması, başkaların kültürlerini alarak yanlış bakış acısı olarak düşünürüm. Farklı kültürleri öğretelim ama bizim olarak kullanmayalım. Biraz farklı olsa da Kabak bizim kültürümüzde de var .Belki başka memleketlerin kültüründe de farklıdır.</p>
<p>Bizim memeleketimizde daha çok köy yerlerinde yapılan bal kabağı tatlısı</p>
<p>Pekmezli bütün bal kabak tatlısı</p>
<p>Kullanılacak Malzemeler</p>
<p>Bir bütün orta boy kabak<br />
2 su bardağı pekmez (tatlı istiyorsanız daha fazlada kullanabilirsiniz)<br />
2 su bardağı Ceviz</p>
<p>Hazırlanma Şekli<br />
Bu tatlı Balıkesir’de bağda ekmek yapıldıktan sonra sıcak olan fırınlara konularak, fırın kapağı kapatılıp içerideki ısı ile kendi kendine pişmesi sağlanır nar kırmızı bir renk de çıkar kaşıkla yenirdi.( Balıkesir’ de halamlar fırınlara da yollarlardı.)<br />
İstenilen büyüklükte bal kabağı yıkanır, üst kısmı kesilerek kapak gibi açılır. İçi temizlenir, çekirdekleri çıkartılır. İçine yarısını geçe çek kadar pekmez doldurulur. Ceviz karıştırılarak Önceden ısıtılmış 190c fırında 30-35 dakıka pişirilir.</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_" addthis:url='http://www.hobiblog.com/bal-kabagi/' addthis:title='Bal Kabağı ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hobiblog.com/bal-kabagi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mısır</title>
		<link>http://www.hobiblog.com/misir/</link>
		<comments>http://www.hobiblog.com/misir/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 22 Feb 2008 17:33:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nihan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[bitki]]></category>
		<category><![CDATA[mısır]]></category>
		<category><![CDATA[mısır bitkisi]]></category>
		<category><![CDATA[mısır unu]]></category>
		<category><![CDATA[patlamış mısır]]></category>
		<category><![CDATA[şifalı bitkiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hobiblog.com/misir/</guid>
		<description><![CDATA[<div class="addthis_toolbox addthis_default_style " addthis:url='http://www.hobiblog.com/misir/' addthis:title='Mısır '  ><a class="addthis_button_facebook_like" fb:like:layout="button_count"></a><a class="addthis_button_tweet"></a><a class="addthis_counter addthis_pill_style"></a></div>Buğdaygiller familyasından; 180 &#8211; 200 cm boyunda, dik ve yüksek gövdeli, geniş şerit yapraklı, bir yıllık bir bitkidir. Kökü kalın ve saçaklıdır. Yaprakları şerit gibi, uzun, paralel damarlı, sert ve sivri uçlu, sapsız, kenarları, dalgalıdır. İki çeşit çiçeği vardır. Erkek çiçekler gövdenin ucunda salkım başak şeklinde, dişi çiçekler ise yaprakların koltuğunda koçan halindedir. Dişi çiçeklerin [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_" addthis:url='http://www.hobiblog.com/misir/' addthis:title='Mısır ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="addthis_toolbox addthis_default_style " addthis:url='http://www.hobiblog.com/misir/' addthis:title='Mısır '  ><a class="addthis_button_facebook_like" fb:like:layout="button_count"></a><a class="addthis_button_tweet"></a><a class="addthis_counter addthis_pill_style"></a></div><p><a href="http://www.hobiblog.com/wp-content/uploads/2008/10/misir.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-160" title="misir" src="http://www.hobiblog.com/wp-content/uploads/2008/10/misir.jpg" alt="" width="400" height="267" /></a></p>
<p>Buğdaygiller familyasından; 180 &#8211; 200 cm boyunda, dik ve yüksek gövdeli, geniş şerit yapraklı, bir yıllık bir bitkidir. Kökü kalın ve saçaklıdır. Yaprakları şerit gibi, uzun, paralel damarlı, sert ve sivri uçlu, sapsız, kenarları, dalgalıdır. İki çeşit çiçeği vardır. Erkek çiçekler gövdenin ucunda salkım başak şeklinde, dişi çiçekler ise yaprakların koltuğunda koçan halindedir. Dişi çiçeklerin stilusları uzundur ve kınlarının tepesinden dışarı doğru sarkarlar. Bunlar mısırpüskülü denilen kısmı meydana getirirler. Meyvesi, koçanı üzerinde sıkışık şekilde dizilidir. Rengi açık veya koyu sarı; esmer veya kırmızımtırak renklidir. Mısırpüskülünün içeriğinde glikoz, maltoz gibi şekerler, sabityağ, steroller, reçine ve çok miktarda potasyum tuzları vardır. İdrar söktürücü, idraryollarını temizleyici ve hararet verici olarak kullanılır.</p>
<p><span id="more-59"></span></p>
<p>Mısırözü yağı, mısır tanelerinden çıkarılır. İçeriğinde yağ asitleri, A vitamini, az miktarda steroller ve bol miktarda nişasta vardır. Mısırözü yağı damarsertliğini önler.<br />
Patlamış Mısır<br />
Patlamış mısırın hikayesi beş bin yıl evveline, Amerika kıtasına kadar uzanıyor. Amerika yerlileri gıda için kullanılacak mısır ile içi daha sulu olan patlayabilir mısırların arasındaki farkı biliyorlardı.<br />
Kolomb kıtaya ayak bastığında yerlilerin mısır kültürünü gördü, ama asıl ilgi 1510&#8242;lu yıllarda Güney Amerika&#8217;da terör estiren Hernanda Cortes&#8217;in Aztek&#8217;lerin dini ayinlerde ipe dizilmiş patlamış mısırları yediklerini görmesi ile başladı. Üstelik yerliler mısırı bir çeşit şişe geçirerek, tekrar tekrar ısıtarak veya kızgın kuma gömerek değişik şekillerde patlatarak yiyorlardı.<br />
Amerika kıtasının keşfinden sonra Avrupa&#8217;ya getirilen ürünlerin içinde en ünlüleri patlamış mısır ve tütündü. Birincisine çok fazla yağ ve tuz ilave etmezseniz, kesinlikle ikincisinden daha sağlıklıdır. Ancak tüm mısır taneleri patlamaz. Patlayan mısırın gizemini yaratan iki faktör vardır: Mısır tanesinin içinin çok güzel bir ısı geçiş özelliği ve müthiş bir mekanik mukavemete, yani sağlamlığa sahip kabuğu.<br />
Mısıra dikkatli bakıldığında, etrafında kalın ve su geçirmez bir kabuk olduğu görülür. Bunun altında iki tabaka daha vardır. Tanenin bu iç kısımlarındaki moleküllerin sıralanış biçimi, normal mısır tanelerine göre daha düzenlidir. Bu sayede ısı normal tanelere oranla neredeyse iki misli hızla içine yayılabilir.</p>
<p> Patlamış mısırın içinde bolca bulunan lif kalp krizi riskini azaltıyor. Kalori olarak kıyaslayacak olursak, bir paket cipsin içindeki kalori bir torba patlamış mısırın dört katı. Eğer tansiyonunuz varsa patlamış mısıra tuz atmayın, başka baharatlar kullanmayı deneyin.</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_" addthis:url='http://www.hobiblog.com/misir/' addthis:title='Mısır ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hobiblog.com/misir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

