<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hobi Blog &#187; Sağlık</title>
	<atom:link href="http://www.hobiblog.com/hobi-kategori/saglik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.hobiblog.com</link>
	<description>Her konuda hobilerimiz</description>
	<lastBuildDate>Wed, 08 Feb 2012 13:07:16 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Papatya</title>
		<link>http://www.hobiblog.com/papatya/</link>
		<comments>http://www.hobiblog.com/papatya/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 22 Feb 2008 19:54:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nihan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[bitki]]></category>
		<category><![CDATA[çiçekler]]></category>
		<category><![CDATA[niyazi öztürk]]></category>
		<category><![CDATA[papatya]]></category>
		<category><![CDATA[papatya çiçeği]]></category>
		<category><![CDATA[Tanrı'nın eczanesinden sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hobiblog.com/papatya/</guid>
		<description><![CDATA[<div class="addthis_toolbox addthis_default_style " addthis:url='http://www.hobiblog.com/papatya/' addthis:title='Papatya '  ><a class="addthis_button_facebook_like" fb:like:layout="button_count"></a><a class="addthis_button_tweet"></a><a class="addthis_counter addthis_pill_style"></a></div>Papatya (Chamomilla recutita) Yöresel adları: Mayıs papatyası, tıbbi papatya, adi papatya, babunç Bitki özellikleri: 15-40 cm yükseklikte ve çok dallıdır. Bilinen en küçük papatya türlerinden biridir. Sarı göbekleri dışa doğru konik biçimlidir ve yalnız kendine özgü biçimde, içleri boştur. Tatlı aromalı bir kokusu vardır. Mayıs-haziran aylarında çiçeklenir. Ülkemizde, hangi papatya türünün tedavi amaçlı kullanılması gerektiğini, [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_" addthis:url='http://www.hobiblog.com/papatya/' addthis:title='Papatya ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="addthis_toolbox addthis_default_style " addthis:url='http://www.hobiblog.com/papatya/' addthis:title='Papatya '  ><a class="addthis_button_facebook_like" fb:like:layout="button_count"></a><a class="addthis_button_tweet"></a><a class="addthis_counter addthis_pill_style"></a></div><p><a href="http://www.hobiblog.com/wp-content/uploads/2008/10/papatya1.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-233" title="papatya1" src="http://www.hobiblog.com/wp-content/uploads/2008/10/papatya1.jpg" alt="" width="400" height="267" /></a></p>
<p>Papatya (Chamomilla recutita) Yöresel adları: Mayıs papatyası, tıbbi papatya, adi papatya, babunç<br />
Bitki özellikleri: 15-40 cm yükseklikte ve çok dallıdır. Bilinen en küçük papatya türlerinden biridir. Sarı göbekleri dışa doğru konik biçimlidir ve yalnız kendine özgü biçimde, içleri boştur. Tatlı aromalı bir kokusu vardır. Mayıs-haziran aylarında çiçeklenir.</p>
<p><span id="more-69"></span></p>
<p>Ülkemizde, hangi papatya türünün tedavi amaçlı kullanılması gerektiğini, şifalı bitki satıcılarının bile çok büyük bir bölümü ne yazık ki bilmez! Türü belirsiz, papatya benzeri çiçekler karışımını halka bir güzel satarlar. Öncelikle bebeklerin ve küçük çocukların dostu olarak görülmesi gereken mayıs papatyasına hak ettiği saygının gösterilmemesi ne kadar acı!!<br />
Bileşim: Chamazulen, bisabolol ve enoletherpolyin içerikli ve mavi renkli uçucu yağ, sesquiterpenlactone, cumarine. Toplama ve hazırlama: Mayıs-haziran aylarında açan çiçekler, ilk hafta boyunca etkinliklerinin doruğundadır. Yani, çiçekler açtıktan hemen sonra, sapsız olarak, güneş iyice yükseldiğinde toplanır.Toplamanın hemen ardından, geniş bir eleğe serilerek, gölgede kurumaya bırakılır. Papatyanın etkinlik derecesi, çiçeklenmeden toplamaya kadar geçmiş olan sürenin kısalığına ve kurutma şartlarına göre, artar veya eksilir. Toplanan taze papatyalar, plastik torbalara kesinlikle koyulmamalıdır! Çünkü, hava alamayan çiçekler kısa sürede bozulur.<br />
Banyo katkısı olarak, çiçeklerle birlikte sap ve yapraklar da toplanmalıdır. Saplar demetlenerek bağlanır ve gölge bir yere asılarak kurumaya bırakılır. Kuruduktan sonra, eğer banyo katkısı olarak kullanılmak istenmezse, çiçekler her zaman saptan ayrılabilir. Ayrıca, çiçekler sapların ucunda daha sağlıklı kuruyabilir.</p>
<p>Kullanım alanları ve biçimleri: Olağanüstü geniş bir kullanım alanı vardır. Ama o her şeyden önce, bebeklerin ve küçük çocukların koruyucusudur. Onların her derdine deva olabilir. Anneler, mayıs papatyasını evlerinden hiç eksik etmemelidirler.<br />
Genel olarak, bitkinin dört önemli alanda etkili olduğunun bilinmesi gerekir. İltihap giderici, kramp çözücü, yatıştırıcı ve gaz söktürücü. Papatya içten ve dıştan kullanılabilir. İçten, çay içimi ve tentür kullanımı, dıştan, buğu solunumu, gargara, çalkalama, yıkama ve banyo, papatya yağı ile de friksiyon biçiminde kullanılır.<br />
Papatya çayı öncelikle mide hastalıklarına karşı kullanmalıdır. Ağrı ve düzensizlikler kısa sürede sona erer, hasta rahatlar. Bitki çayı ile, mide mukozası iltihabı, hatta mide ülseri tedavi edilebilir. Bu tedavide, uzunca bir süre boyunca, günde 3 bardak papatya çayı, tatlandırılmadan ve yemeklerden önce içilmelidir. Safrakesesi kaynaklı mide rahatsızlıklarında, papatyanın, nane ve oğulotu ile eşit oranda karıştırılması daha doğru olur. Eğer mide rahatsızlığı sinirsel kaynaklı ise, papatya-oğulotu karışımı etkili olacaktır. Üst solunum yollarındaki tahriş veya iltihap nedeniyle oluşan rahatsızlıklarda papatya buğu solunumu çok rahatlatıcıdır.<br />
Dıştan kullanımda, mukoza ve deri iltihaplarına karşı gargara, çalkalama veya yıkama biçimi uygulanabilir. İltihap gidericiliği sayesinde, zor iyileşen yaralara kompres biçiminde uygulanır.<br />
Papatya, mantar hastalıklarına karşı da, yıkama biçiminde kullanılabilir. Anal ve vaginal bölgelerdeki tahriş ve iltihaplanmalarda, oturma banyosu veya buğu tedavisi yapılabilir. Kronik nezle, kronik ağız içi iltihabı da, papatya buğusu ile tedavi edilebilir.<br />
Romatizmal kas ağrıları, papatya yağı ile yapılan friksiyonlarla hafifletilebilir. Kötürüm organlara da aynı biçimde masaj yapılabilir, çok rahatlatıcıdır. Papatya tentürü, öncelikle sinir sisteminin tedavisinde kullanılır. Duyarlı sinir sistemini ve duyum organlarını papatya tentürü çok olumlu etkiler. Bu nedenle, kafa ve yüz nevraljilerinde, göz ve kulak iltihaplarında, diş ağrısında ve kramplı mide ağrılarında papatya tentürü kullanılmalıdır. Hatta, romatizmal ağrılar bile böylece hafifletilebilir. Günde 5-6 kere, biraz suyla veya kesme şekere içirilerek, 8-10 damla alınabilir.</p>
<p>Papatya çayı: 1-2 tatlı kaşığı dolusu çiçek, 1 bardak kaynar suyla haşlanır, 8-10 dakika demlendikten sonra süzülür. Tatlandırılabilir, ama tatlandırılmadığında daha etkilidir. Çok sıcak değil, ama sıcak içilmelidir. Günde 3-4 bardak yeterlidir.<br />
Papatya banyosu: Bir tam banyo için 5-6 avuç dolusu ince kıyılmış çiçek, sap ve yaprak, 2 litre kaynar suyla haşlanır, 15 dakika demlendikten sonra süzülür ve banyo suyuna eklenir. Banyo süresi 15-20 dakikadır. Gözler banyo suyuna temas etmemelidir. Papatya buğusu: 2 yemek kaşığı dolusu, ince kıyılmış çiçek veya çiçek-sap karışımı, yarım litre suda kaynama derecesine kadar ısıtılır ve kafa büyük bir havluyla örtülerek, gözler kapatılır ve solunmaya başlanır. Süre 10 dakika kadardır. Aynı su iki kere daha kullanılabilir.<br />
Papatya yağı: Taze çiçekler, bir şişenin boğazına kadar doldurulur ve üstüne saf zeytinyağı eklenir. Yağ çiçeklerin üstüne çıkmalıdır. Şişe 14 gün boyunca sıcak bir ortamda veya güneşte bekletilir ve her gün çalkalanır. Süre sonunda süzülür ve kullanılır. Buzdolabında tutulmamalıdır.<br />
Papatya tentürü: Taze çiçekler küçük bir şişeye doldurulur. Üstüne 70 derecelik etil alkol eklenir. Alkol çiçeklerin üstüne çıkmalıdır. Şişe 14 gün boyunca sıcak bir ortamda bekletilir ve her gün çalkalanır. Süre sonunda tülbentten geçirilerek süzülür ve 5-6 misli, 70 derecelik etil alkolle inceltilir, 20-30 kere çalkalanır. Tentür kullanıma hazırdır.<br />
Yan etkiler: Dozajlara uyulduğunda, bilinen hiçbir yan etkisi yoktur. Ama onu yıllar boyunca aralıksız kullanmak doğru olmaz. Papatya çayı ile göz banyosu yapılmamalıdır. Konjoktivite yol açabilir.</p>
<p>Kaynak: &#8220;Tanrı&#8217;nın Eczanesinden Sağlık&#8221; &#8211; Niyazi Eröztürk</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_" addthis:url='http://www.hobiblog.com/papatya/' addthis:title='Papatya ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hobiblog.com/papatya/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Turp</title>
		<link>http://www.hobiblog.com/turp/</link>
		<comments>http://www.hobiblog.com/turp/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 22 Feb 2008 19:25:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nihan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[bitki]]></category>
		<category><![CDATA[bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[Niyazi Eröztürk]]></category>
		<category><![CDATA[Tanrı'nın eczanesinden sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[turp]]></category>
		<category><![CDATA[turp bitkisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hobiblog.com/turp/</guid>
		<description><![CDATA[<div class="addthis_toolbox addthis_default_style " addthis:url='http://www.hobiblog.com/turp/' addthis:title='Turp '  ><a class="addthis_button_facebook_like" fb:like:layout="button_count"></a><a class="addthis_button_tweet"></a><a class="addthis_counter addthis_pill_style"></a></div>  Turp (Raphanus sativus) Yöresel adları: Kara turp Bitki özellikleri: Çeşitli türleri olan turp, bir kültür bitkisidir. Tedavi edicilik açısından, en keskin tada sahip olan kara turp önde gelir. Doğrusunu söylemek gerekirse, kara turp kökü, tedavi edicilik açısından en etkili türdür. Bileşim: Hardal esansı, gluconasturtin, methylmercaptan, raphanol, pentosane, C vitamini. Kullanım alanları ve biçimleri: Kara [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_" addthis:url='http://www.hobiblog.com/turp/' addthis:title='Turp ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="addthis_toolbox addthis_default_style " addthis:url='http://www.hobiblog.com/turp/' addthis:title='Turp '  ><a class="addthis_button_facebook_like" fb:like:layout="button_count"></a><a class="addthis_button_tweet"></a><a class="addthis_counter addthis_pill_style"></a></div><p> <a href="http://www.hobiblog.com/wp-content/uploads/2008/10/turp1.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-235" title="turp1" src="http://www.hobiblog.com/wp-content/uploads/2008/10/turp1.jpg" alt="" width="400" height="438" /></a><a href="http://www.hobiblog.com/wp-content/uploads/2008/10/turp.jpg"></a><br />
Turp (Raphanus sativus)<br />
Yöresel adları: Kara turp<br />
Bitki özellikleri: Çeşitli türleri olan turp, bir kültür bitkisidir. Tedavi edicilik açısından, en keskin tada sahip olan kara turp önde gelir. Doğrusunu söylemek gerekirse, kara turp kökü, tedavi edicilik açısından en etkili türdür.</p>
<p><span id="more-68"></span>Bileşim: Hardal esansı, gluconasturtin, methylmercaptan, raphanol, pentosane, C vitamini. Kullanım alanları ve biçimleri: Kara turp, sağlıklı bir sebze olmakla kalmayıp, tedavi edici özelliklere de sahiptir, ama yine de gereğinden fazla tüketilmemelidir. Rendelenip, limon ve zeytinyağı ile çeşnilendirilerek tüketildiğinde, organizmayı uyarır ve iştah açar. Turp özsuyu, safrakesesi hastalıklarına karşı kullanılabilir. Mutfak robotuyla elde edilen turp özsuyu, yakıcı tadını yitirmesi için, bir süre buzdolabında bekletilir, daha sonra biraz bal ile karıştırılarak içilir. Her seferinde taze özsu kullanılmalıdır. Dilimlenerek veya rendelenerek yenen turpa tuz ekilmemelidir. Aksi halde, tedavi edici niteliğini yitirir. Turp tüketimi iştah açar, sindirim sistemini uyarır ve gaz söktürür. Ama mide iltihabına karşı kullanılmamalıdır. Öksürük ve boğmacaya karşı ballı turp suyu çok rahatlatıcıdır.<br />
Genel olarak, safrakesesi ve karaciğeri desteklemek ve sindirim sistemini uyarmak için, tuzlanmamış turp yemek veya turp özsuyu içmek yararlıdır. Turp özsuyunun bazı safrakesesi taşlarını eritebileceği söylenir. Bu söylemin gerçeklik derecesini anlamak için, safrakesesinden çıkarılmış taşlar turp suyunda uzunca bir süre bekletilebilir. Denemeye değer belki de!<br />
Ballı turp suyu: Orta boy bir turp rendelenir, 2 yemek kaşığı dolusu bal ile iyice karıştırılır, 5-6 saat bekletilir ve posası sıkılır. Öksürüğe karşı, gün boyunca pek çok kere, 1-2 tatlı kaşığı içilir. Çocuklar da içebilir.<br />
Kokusu pek hoş değildir. Ayrıca, bağırsaklarda daha da kötü kokulu gazlar oluşturabilir. Ertesi güne kadar bekletilmemelidir!<br />
Yan etkiler: Bilinen hiçbir yan etkisi yoktur. Ama duyarlı mideleri rahatsız edebilir.<br />
Kaynak: &#8220;Tanrı&#8217;nın Eczanesinden Sağlık&#8221; &#8211; Niyazi Eröztürk</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_" addthis:url='http://www.hobiblog.com/turp/' addthis:title='Turp ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hobiblog.com/turp/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Susam</title>
		<link>http://www.hobiblog.com/susam/</link>
		<comments>http://www.hobiblog.com/susam/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 22 Feb 2008 19:04:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nihan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[ender saraç]]></category>
		<category><![CDATA[susam]]></category>
		<category><![CDATA[susam bitkisi]]></category>
		<category><![CDATA[susam tohumu]]></category>
		<category><![CDATA[susam yağı]]></category>
		<category><![CDATA[yağlı tohum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hobiblog.com/susam/</guid>
		<description><![CDATA[<div class="addthis_toolbox addthis_default_style " addthis:url='http://www.hobiblog.com/susam/' addthis:title='Susam '  ><a class="addthis_button_facebook_like" fb:like:layout="button_count"></a><a class="addthis_button_tweet"></a><a class="addthis_counter addthis_pill_style"></a></div>Susam Bir metre boyunda, yağ veren bir yıllık otsu bir bitkidir. Başlıca Hindistan, Çin ve Sudan’da yetişir. Mutfaklarımızdaki baharatların belki de en eski tarihe sahip olanlarından biri susamdır. Sadece baharat olarak değil, ilaç, dini sembol olarak da kullanılan susam bundan 4 bin yıl önce Ortadoğu medeniyetleri arasındaki ticaretin en önemli maddelerinden biriydi. Eskiden büyülü bir [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_" addthis:url='http://www.hobiblog.com/susam/' addthis:title='Susam ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="addthis_toolbox addthis_default_style " addthis:url='http://www.hobiblog.com/susam/' addthis:title='Susam '  ><a class="addthis_button_facebook_like" fb:like:layout="button_count"></a><a class="addthis_button_tweet"></a><a class="addthis_counter addthis_pill_style"></a></div><p style="text-align: center;"><a href="http://www.hobiblog.com/wp-content/uploads/2008/10/susam.jpg"></a></p>
<p><a href="http://www.hobiblog.com/wp-content/uploads/2008/10/susam1.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-237" title="susam1" src="http://www.hobiblog.com/wp-content/uploads/2008/10/susam1.jpg" alt="" width="400" height="301" /></a></p>
<p>Susam<br />
Bir metre boyunda, yağ veren bir yıllık otsu bir bitkidir. Başlıca<br />
Hindistan, Çin ve Sudan’da yetişir. Mutfaklarımızdaki baharatların belki de<br />
en eski tarihe sahip olanlarından biri susamdır.</p>
<p><span id="more-67"></span>Sadece baharat olarak<br />
değil, ilaç, dini sembol olarak da kullanılan susam bundan 4 bin yıl önce<br />
Ortadoğu medeniyetleri arasındaki ticaretin en önemli maddelerinden biriydi.</p>
<p>Eskiden büyülü bir gücü olduğuna inanılan susam eski kültürlerinde de<br />
farklı amaçlar için kendine yer bulmuş eski mısırlılar susamı öğüterek<br />
unundan, çinliler ise yağını yakarak isinden baskı mürekkebi olarak<br />
faydalanmışlar.Romalılar&#8217;ın susamı kimyonla birlikte oğuterek macunsu bir<br />
yiyecek hazırlandığıda söylenir.Hindistan&#8217;da da susam yağı binlerce yıl<br />
boyunca cilt ve saç bakımında kullanıldığı yazılır.<br />
Susamın ister tatlı ister tuzlu olsun pek çok yemeğe lezzet katığını<br />
biliyormuydunuz.?</p>
<p>Susamı çiğ olarak ya da kavurarak kullanabilirsiniz.Hafif kavrulmuşu her tür<br />
tuzlu yiyeceğe serpilir; çeşni ve tat verir.10 çorba kaşığı susamı kuru<br />
tavada hafif kavrulur, 1 çorba kaşığı tuz ayrıca başka kapta hafif<br />
kavrulur. Soğuyunca beraber havanda dövülür, bir kavanoza konur,<br />
gerektiğinde her tür yiyeceğe serpilir. kavrulan susamlar kavonoza konarak<br />
uzun süre saklamanız mümkündür.Hamur işlerinin vazgeçilmezi olan susam<br />
ortadoğu ve asya ülkelerinin mutfaklarında sıkça yer alır.Karamalize edilen<br />
şekere susam eklediğinizde çıtır çıtır yiyebileceğiniz harika bir tatlı elde<br />
etmiş olursunuz.Susam et yemeklerine de çok yakışır salatalara ayrı bir tat<br />
katar .Tahin helvasının hazırlanmasında kullanılıyor.Ekmek ve pasta ,simit<br />
ve her türlü hamur çeşitlerine üzerine serpilen susam tohumlarından yağ<br />
çıkararakta sıvı halde margarin halinede dönüştürülerek yemeklik olarak,da<br />
faydalanılıyor .Doğal susam yağı; salata, mayonez, soslar, zeytinyağlı<br />
yemeklerde özel lezzeti nedeni ile, katkı olarak kulanılıyor.</p>
<p>Susam yağının en büyük özelliği vitaminler, mineraller, antioksidanlar ve<br />
lesitin açısından çok zengin olmasıdır.Ancak bu maddeleri bozulmadan elde<br />
edebilmek için susamın kavrulmaması, sıcak su ile temas etmemesi ve ısıdan<br />
mümkün olduğunca korunması gerekir. Kalsiyum, potasyum, fosfor, B vitamini<br />
ve demir de taşıyan susam tohumları kolestrolsuz bir besin olma özelliğini<br />
taşıyor.Muhtelif cilt sorunlarını ve mantar enfeksiyonlarını<br />
engelleyebildiği gibi doğrudan saç diplerine ve tırnaklara sürülür. Günde 1<br />
tatlı kaşığı içilerek güçlenmeleri ve beslenmeleri sağlanabilir. Bu kullanış<br />
özellikle kepekli, maya ve mantar enfeksiyonlu saçlarda ve kalsiyum ile<br />
vitamin eksikliği nedeniyle bozulmuş tırnaklarda çok iyi geldiği ,susam<br />
yağının cildi güneşten koruma etkinliği çok yüksek olduğu, yağı ayrıca en<br />
ünlü masaj yağı olduğu söylenir.. ağız yaralarında Sirke ve susam yağı<br />
karışımı ile gargara yapılabilir.Susam yağı lüks kaliteli sabunlarda,<br />
kremlerde, losyon ve şampuanlarda kullanılır.ayrıca Tonik, hafif laksatif,<br />
idrar söktürücü, besleyici, gaz giderici, yatıştırıcı, afrodizyak.özeliğine<br />
de sahiptir.</p>
<p>Kadınlar da ve erkekte özellikle yaşlanmayla birlikte gelişen kemik yoğunluk<br />
azalmasını (Osteoporoz), içerdiği organik kalsiyum tuzları nedeniyle<br />
onarabilir. Eklem sorunlarında yine doğrudan ya da başka ilaçlarla karışım<br />
halinde masaj uygulanması yoluyla ağrıyı azaltabildiği gibi, eklem<br />
sertleşmeleri (artrozıar, kireçlenmeler) ve oynatıldığında ses çıkartan<br />
eklemleri yumuşatıp, güçlendirebilir. Bu amaçla 1 tatlı kaşığı susam yağ, 4<br />
tatlı kaşığı taze limon suyuyla karıştırılıp en az 30 gün boyunca aç karnına<br />
ya da yemeklerden 1 saat sonra içilmesi tavsiye ediliyor..<br />
Muhtelif cilt sorunlarını ve mantar enfeksiyonlarını engelleyebildiği gibi<br />
doğrudan saç diplerine ve tırnaklara tatbik edilerek ve günde 1 tatlı kaşığı<br />
içilerek güçlenmeleri ve beslenmeleri sağlanabilir. Bu kullanış özellikle<br />
kepekli, maya ve mantar enfeksiyonlu saçlarda ve kalsiyum ile vitamin<br />
eksikliği nedeniyle bozulmuş tırnaklarda çok önemli olduğu söyleniyor.<br />
İçerdiği yüksek oleik asit (Omega-9) oranı ve antioksidanlar nedeniyle<br />
ısıya, ışığa karşı oldukça dayanıklı olup, cilde tatbikten sonra, güneş<br />
ışığı altında uzun süre bozulmadan kalabilir. güneşten koruma faktörü SPF<br />
45 gibi oldukça yüksektir.Bu özellik susam yağı doğal bir güneş yağı<br />
olmasını sağlar. İçine az miktarda kakao yağı eklenerek sağlıklı ve hızlı<br />
bir bronzlaşma sağlanıp, güneşin tuzlu su ve rüzgarın ciltteki yıpratıcı ve<br />
yaşlandırıcı etkisi de azaltılmış olur. Taşıdığı doğal lesitin, hem<br />
antioksidan maddelerin, hem de yağa eklenen diğer maddelerin ciltten kolayca<br />
ve derinlere kadar emilmesini sağlar. Böylece cildin yaşlanmasını engeller,<br />
kalıcı bir nem oluşturur</p>
<p>Doğal Tıp Derneği Başkanı Dr. Ender Saraç, evde aromatik yağları kullanarak nasıl masajlar yapılabileceğini anlattı</p>
<p>*Susam yağı alınarak içerisine bir-iki damla karanfil ve defne yağı koyarak<br />
özellikle romatizmal ağrılara yardımcı olan bir karışım elde edilir.<br />
*Gerilime bağlı ağrılarda ılık susam yağı içerisine bir iki damla lavanta<br />
yağı, portakal yağı ve 5-6 damla melissa yağı yardımcı olabilir.<br />
* Yaşlılıkta aşırı kireçlenmeye bağlı ağrılarda ise susam yağı içine az<br />
miktarda biberiye yağı katılabilir. Varisler, dolaşım bozukluklarına bağlı<br />
ağrılarda melissa, biberiye ve biraz susam yağı etki gösterebilir.</p>
<p>*Strese ve gevşemeye yönelik, alın, iki kaş ortasına, kulak arkalarına,<br />
şakaklara, ayak tabanlarına kuyruk sokumuna yapılan susam yağı masajının<br />
yararı olabilir. Masajı yukarıdan aşağıya, merkezden uçlara doğru yapmak<br />
daha yararlı olacaktır. Susam yağını vücuda sürerken ılık olmasının faydası<br />
vardır. İlk alındığında kaynar suyun içine koyup 20-25 dakika bekletilirse<br />
yağın incelmesi ve tortuların dibe çökmesi sağlanır.</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_" addthis:url='http://www.hobiblog.com/susam/' addthis:title='Susam ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hobiblog.com/susam/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Portakal</title>
		<link>http://www.hobiblog.com/portakal/</link>
		<comments>http://www.hobiblog.com/portakal/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 22 Feb 2008 19:00:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nihan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[c vitamini]]></category>
		<category><![CDATA[kış meyvesi]]></category>
		<category><![CDATA[maurice messegue]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet göbelez]]></category>
		<category><![CDATA[meyve]]></category>
		<category><![CDATA[portakal yaprağı]]></category>
		<category><![CDATA[prtakal]]></category>
		<category><![CDATA[şifalı otlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hobiblog.com/portakal/</guid>
		<description><![CDATA[<div class="addthis_toolbox addthis_default_style " addthis:url='http://www.hobiblog.com/portakal/' addthis:title='Portakal '  ><a class="addthis_button_facebook_like" fb:like:layout="button_count"></a><a class="addthis_button_tweet"></a><a class="addthis_counter addthis_pill_style"></a></div>Kış aylarının vazgeçilmez ve en bilindik meyvesi Portakal Portakal ağcının tertemiz duru çiçeklerinden örülmüş taç kadar güzel bir şey olamaz diye düşünürüm her zaman kışın bu gösterişli meyvesinin çiçeklerinin yanında gerçek bir güneşi andıran Turuncu rengi, parlak kabuğu, yan yana koyduğumuzda bir ressamın düşleyebileceği en güzel resmi olduğunu görürüm. Bu kadar güzellikten sonra ağza dolan [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_" addthis:url='http://www.hobiblog.com/portakal/' addthis:title='Portakal ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="addthis_toolbox addthis_default_style " addthis:url='http://www.hobiblog.com/portakal/' addthis:title='Portakal '  ><a class="addthis_button_facebook_like" fb:like:layout="button_count"></a><a class="addthis_button_tweet"></a><a class="addthis_counter addthis_pill_style"></a></div><p><a href="http://www.hobiblog.com/wp-content/uploads/2008/10/portakal.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-133" title="portakal" src="http://www.hobiblog.com/wp-content/uploads/2008/10/portakal.jpg" alt="" width="400" height="300" /></a></p>
<p>Kış aylarının vazgeçilmez ve en bilindik meyvesi Portakal<br />
Portakal ağcının tertemiz duru çiçeklerinden örülmüş taç kadar güzel bir şey olamaz diye düşünürüm her zaman kışın bu gösterişli meyvesinin çiçeklerinin yanında gerçek bir güneşi andıran Turuncu rengi, parlak kabuğu, yan yana koyduğumuzda bir ressamın düşleyebileceği en güzel resmi olduğunu görürüm. Bu kadar güzellikten sonra ağza dolan şekerli doyulmaz tadı yanında tedavi edici bitkisel özelikler açısından yaprakları ve çiçeklerinin de faydaları sayılmakla bitmiyor.<span id="more-65"></span></p>
<p>Her mevsimde ama en çok kış aylarında tüketilen portakal, hastalara şifa niyetine yedirilmiş, sofra dekorasyonunda kullanılmış, armağan olarak verilmiştir. Bugün elmadan sonra dünyanın en çok tüketilen meyvesidir. Çiğ haliyle tüketilmesinden başka, reçeli, konservesi yapılan portakal, günümüz mutfaklarında çokça kullanılan bir lezzet halini almıştır. Çinlilerin portakallı ördeğini bilmeyenimiz yoktur. Pasta, tatlı, reçel yapımında kullanılan portakal, özellikle Fransız mutfağında ve kümes hayvanlarıyla pişen yemeklerde çokça aranan bir meyvedir.<br />
Bitkisel ilaç olarak da kullanılır. Bitkisel ilaç olarak kullanacağınız portakalın, yaprak çiçekleri kimyasal işlem görmemesi, sabah çiğ yağmadan, çiçekleri kapalı durumda açmadan yaprakların yeşil rengi gitmeden toplanıp,ışık almayan bir yerde gölgede kuru hava da kurutulması gerekir. Hesperides bahçesinin altın elmalarına benzetilen portakal , organizmaya çok sağlıklı etkileri olduğu o zamanlardan beri yazılmış ve söylenmiştir. Herkül&#8217;ün 10 kişi olarak ölümsüzlük bağışlayan bu altın elmaları kopartmak için Hesperides bahçesinin bulunduğu dağlara gittiği tarihte geçer.<br />
Portakal, besin değeri yönünden zengin bir meyvedir. Önemli bir askorbik asit kaynağıdır. Vitamin özellikle C-B-P vitamini yönünden oldukça zengin olan bu meyve soğuk algınlıklarında, nezle ve griplerde birebirdir. Nadir yiyeceklerde bulunan P vitamini vücudumuz da ince ve kalın damarların yumuşak kalmasını sağlar. Bunların kireçlenip sertleşmesini önler, böylece damar çatlamalarınsan meydana gelecek kanamalara ve felçlere mani olur. Bacaklardaki varisi geçirir.<br />
Genelde kabukları soyularak yenilen portakalın suyu da kendisi kadar yaygın tüketilir. Doğal haliyle içildiği gibi alkollü ve alkolsüz kokteyllerde de kullanılan meyve sularından biridir. Çok sayıda keseciklerle dolu olan kabuğundan parfüm, şeker sanayilerinde yararlanılır, Serinletici içeceklerin yapımında uçucu yağları kullanılır.<br />
Çiçeklerinden yatıştırıcı ve spazma karşı bir su çıkartır. Bu su en bulunmaz bir yatıştırıcıdır. Aşırı heyecanlananlara sıkıntısı çok olanlar portakal ağacı çiçeğine başvururlar. Çiçeklerinden çıkarılan esans parfümeride kullanılır. Çocuklara hastalık atlatanlara gençlere ve özellikle yaşlılara çok yararlıdır, şeker oranı düşük olduğundan şeker hastalarına sağlık verilir. Portakal suyu her tür gribe organizma zayıflıklarına ateşe anjinlere sindirim sistemi bozukluklarına böbrek ve idrar kesesi hastalıklarına karşı bol bol önerilir. Pişirilmiş portakal içi ülser ve apseler üzerine büyük yakılar biçiminde uygulanırsa çok iyi sonuç verdiği uzmanlar tarafından söyleniyor.<br />
Portakal Kabuğu(acı portakalın soyulmasından elde edilmiş olmalıdır bildiğimiz portakal kabuğu değil, acı portakal bergamot, altıntop, kızmemesi olarak biliniyor)toniktir,uyarıcı ve istek uyandırıcıdır.Mideye yardımcıdır,bağırsaklarda biriken gazları dışarı atar ,kurtları düşürür.Kabuklarından çıkan uçucu sıvıdan elde edilen portakal esansı kolonya suyu hazırlanmasında kullanılır.Acı portakalın kabuğundan yapılan Bergamot esansı ,yaraları apseleri ,ülseri ve cilt yanıklarına iyi gelir.<br />
Portakal Yaprakları özelikle acı portakal ağıcının yaprakları çay gibi demlenip içildiğinde sinirlilerde iç sıkıntılarında astlım, migrenlerde iyi geldiği uzmanlar tarafından söylenir. Tonik özeliği vardır.<br />
Ev likörü olarak 100gram meyve kabuğunu, meyvelerden yapılmış yarım litre alkollü bir içki içersinde bir hafta emiştirmeye bırakın süzün. Mide ve bağırsak uyarıcısı olarak yemeklerden önce bir kahve kaşığı için.<br />
Yatıştırıcı olarak yarım avuç kuru yaprağı bir litre kaynar suya atın günde iki fincan için içilir.<br />
Özel kokulu bir yağ içeren ve turunçgiller ailesinden olan bu meyvenin anavatanı Çin&#8217;dir. Daha sonra başta İspanya ve tüm Akdeniz ülkelerinde, Güney Afrika ve Amerika gibi sıcak bölgelerde üretilmeye başlanmıştır. Portakalın yafa ( şamutu ), washington navel portakalı, ince kabuklu, karın kısmı geniş meme portakalı, valensiya gibi türleri Türkiye&#8217;de Akdeniz bölgesinde özellikle Antalya ve İçel&#8217;de yetiştirilmektedir.<br />
Alınan bilgiler : Maurıce Messegue, şifalı otlar.<br />
Mehmet Göbelez, gıdalarımız sağlığımız.</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_" addthis:url='http://www.hobiblog.com/portakal/' addthis:title='Portakal ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hobiblog.com/portakal/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kivi</title>
		<link>http://www.hobiblog.com/kivi/</link>
		<comments>http://www.hobiblog.com/kivi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 22 Feb 2008 18:56:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nihan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[kivi]]></category>
		<category><![CDATA[kivi meyvesi]]></category>
		<category><![CDATA[meyve]]></category>
		<category><![CDATA[tropik meyve]]></category>
		<category><![CDATA[yangtao]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hobiblog.com/kivi/</guid>
		<description><![CDATA[<div class="addthis_toolbox addthis_default_style " addthis:url='http://www.hobiblog.com/kivi/' addthis:title='Kivi '  ><a class="addthis_button_facebook_like" fb:like:layout="button_count"></a><a class="addthis_button_tweet"></a><a class="addthis_counter addthis_pill_style"></a></div>Ne yersek o&#8217;yuz veya ne yiyorsak o&#8217;nu yansıtırız.(uzakdoğu atasözü) Sağlıklı ve uzun yaşamın sırlarını veren yediğimiz besinler bedenimizdeki hücreleri beslediği için bizim temel yapı taşlarımızdır.Yediklerimizi bilinçli olarak yersek sağlıklı bir yaşamı biraz da olsa yakalayabileceğimizi sanıyorum. Bunlardan biri Çin&#8217;de Yang-tse nehri vadisinde yetişen ,doğduğu topraklardan dolayı &#8220;yangtao&#8221; ismini alan,ve buradan dünyaya yayılan memleketimizde de gelerek [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_" addthis:url='http://www.hobiblog.com/kivi/' addthis:title='Kivi ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="addthis_toolbox addthis_default_style " addthis:url='http://www.hobiblog.com/kivi/' addthis:title='Kivi '  ><a class="addthis_button_facebook_like" fb:like:layout="button_count"></a><a class="addthis_button_tweet"></a><a class="addthis_counter addthis_pill_style"></a></div><p><a href="http://www.hobiblog.com/wp-content/uploads/2008/10/kivi.jpg"></a></p>
<p><a href="http://www.hobiblog.com/wp-content/uploads/2008/10/kivi1.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-239" title="kivi1" src="http://www.hobiblog.com/wp-content/uploads/2008/10/kivi1.jpg" alt="" width="400" height="255" /></a></p>
<p>Ne yersek o&#8217;yuz veya ne yiyorsak o&#8217;nu yansıtırız.(uzakdoğu atasözü)<br />
Sağlıklı ve uzun yaşamın sırlarını veren yediğimiz besinler bedenimizdeki hücreleri beslediği için bizim temel yapı taşlarımızdır.Yediklerimizi bilinçli olarak yersek sağlıklı bir yaşamı biraz da olsa yakalayabileceğimizi sanıyorum.<br />
Bunlardan biri Çin&#8217;de Yang-tse nehri vadisinde yetişen ,doğduğu topraklardan dolayı &#8220;yangtao&#8221; ismini alan,ve buradan dünyaya yayılan memleketimizde de gelerek yetişen meyveler arasına giren , son yıllarda manav ve marketlerde satılmaya başlayan Vitamin deposu kivi&#8230;</p>
<p><span id="more-64"></span><br />
Bu meyve yumurta büyüklüğünde tüylü kabuğunun içinde zümrüt yeşili renkte olup yarı saydamdır ve bol su içerir. Serinletici özelliğe ve hoş bir tada sahiptir.Turuncgileri gölgede bırakan bir tanesinin içinde günlük ihtiyacımızı karşılayacak C vitamini deposu olan kivi ,Başta soğuk algınlığı olmak üzere bir çok hastalıklara iyi geldiği uzmanlar tarafından kanıtlanmış.Ayrıca A ve E vitaminleri,kalsiyum,magnezyum,potasyum,fosfor,pektin maddesi ve lif zenginliği olan bu meyvayı uzmanlar günde bir kivinin insanları hastalıklardan uzaklaştırdığını yaşlanmayı geçiktirdiğini belirtiyorlar.<br />
Ülkemizde daha henüz az da olsa yetişen taze olarak tüketeceğiniz kiviyi enlemesine ortadan ikiye bölüp kaşıkla yiyebiliriz, ya da soyduktan sonra dilimlere keserek servis edebilirsiniz.Kivinin lezzetinden maksimum yararlanmak için onu soğuk olarak tüketmenin daha iyi olacağını düşünüyorum.Pasta,dondurma ile tatlılarımızın süslemesinde meyve olarak pişirmeden kullanabiliriz.Alkollü,alkolsüz meyve kokteylerinde tercih edebileceğimiz vitamin deposu bir meyvedir.Uzun süre ısıtıldığında aromasını kaybediyor. Bu yüzden kivi çiğ olarak ya da çok kısık ateşte pişirilmesini öneriyorum.Pilav salata pek çok et yemeklerinde de farklı lezzet katıyor.Suyu ise ete yumuşaklık kazandırırıyor<br />
Amerika&#8217;da bu hârika meyve üzerinde yapılan araştırmalar, kivinin birçok derdin devâsı olduğunu ortaya çıkardı. İşte bunlardan bazıları:<br />
*İçinde bol miktarda bulunan magnezyum Anemi ve mide problemlerine etkili ,<br />
*Kivinin içerdiği meyve asitleri ile A ve C vitaminlere cilde çok yararlı Meyve asitleri cilt yüzeyindeki ölü deri tabakasını soyarak &#8221;peeling&#8221;görevini yapıyor.<br />
*Yüksek oranda A ve C vitamini yaşlanmayı hızlandıran sebeblere karşı etkili olup olgun ciltlerdeki yaşlanmayı durduruyor.ve sarkmaları en aza indiriyor.Cilde kadifemsi bir yumuşaklık ve ışıltı kazandırıyor.<br />
Size bir öneri ;birkaç kiviyi soyup çatalla ezerek püre haline getirin. Suyunu süzüp posasını temizlenmiş yüzünüze ve boynunuza masaj yaparak sürün. 20 dakika bekleyip ılık suya batırılmış pamukla silin ve ılık suyla yıkayıp havlu ile kurulayın<br />
*Kolesterol seviyesini düşürür,<br />
*Karaciğeri çalıştırır, kanı temizler,<br />
*Kadınlarda göğüs kanserini önler,<br />
*Grip ve soğuk algınlığının çabuk atlatılmasını sağlar,<br />
*Kan basıncını ayarlar, tansiyonu düşürür,<br />
*Vücudun direncini artırır,<br />
*Bağırsakları yumuşatıyor ve toksinlerin atılımını sağlayıp vücudu temizliyor.<br />
*Bağışıklık sistemini kuvvetlendirdiği uzmanlar tarafından söyleniyor.<br />
*Kiviyi satın aldıktan sonra bir hafata kadar buzdolabında saklayabilirsiniz.<br />
Öyküsü 700 yıl önce Çin&#8217;de Yang-tse nehri vadisinde yetişen ,doğduğu topraklardan dolayı &#8216;yangtao&#8217;ismini alan, Çin imporotorunun en sevdiği meyvelerden biriolan kiviyi dünya Yeni zelanda sayesinde tanımış.62 li yılarda Amerika&#8217;ya yapılan ihracat kivinin tüm dünyaya daha çok yayılmasına neden olmuştur.70 li yılarda avrupa ve özellikle italya dünyanın en çok kivi üreten ülekeleri arasında yer almış,ülkemizde tanınması 1988 yılında başlamıştır.Yeni zelanda,İsrail ve Kaliforniya dan ithal edilen kivi, artık ülkemizde de yetiştirilmektedir.Doğru beslenme meyvesi olan içinde sağlık ve güzellik iksiri taşıyan farklı olan bu tadı bol bol yemeniz dileğiyle&#8230;&#8230;&#8230;</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_" addthis:url='http://www.hobiblog.com/kivi/' addthis:title='Kivi ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hobiblog.com/kivi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çilek</title>
		<link>http://www.hobiblog.com/cilek/</link>
		<comments>http://www.hobiblog.com/cilek/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 22 Feb 2008 18:51:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nihan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[çilek]]></category>
		<category><![CDATA[çilek meyvesi]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet göbelez]]></category>
		<category><![CDATA[meyve]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hobiblog.com/cilek/</guid>
		<description><![CDATA[<div class="addthis_toolbox addthis_default_style " addthis:url='http://www.hobiblog.com/cilek/' addthis:title='Çilek '  ><a class="addthis_button_facebook_like" fb:like:layout="button_count"></a><a class="addthis_button_tweet"></a><a class="addthis_counter addthis_pill_style"></a></div>Göz alan o güzel kırmızı rengi,hafif iç bayıltan hoş kokusu ile baharın geldiğini bildiren çok sevilen meyvelerden olan çilek sokaklarda seyyar tezgahlarda,manavlarda yerini aldı.Harika aroması ile bütünleşen tart ,turta,puding, dondurma, reçel, likör,pastaların tam yapma zamanı, taze taze pudra şekerine batırarak yemek ayrı bir damak tadı&#8230; Sağlık açısından da her meyve gibi çok faydaları uzmanlar tarafından [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_" addthis:url='http://www.hobiblog.com/cilek/' addthis:title='Çilek ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="addthis_toolbox addthis_default_style " addthis:url='http://www.hobiblog.com/cilek/' addthis:title='Çilek '  ><a class="addthis_button_facebook_like" fb:like:layout="button_count"></a><a class="addthis_button_tweet"></a><a class="addthis_counter addthis_pill_style"></a></div><p><a href="http://www.hobiblog.com/wp-content/uploads/2008/10/cilek.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-151" title="cilek" src="http://www.hobiblog.com/wp-content/uploads/2008/10/cilek.jpg" alt="" width="400" height="266" /></a><br />
Göz alan o güzel kırmızı rengi,hafif iç bayıltan hoş kokusu ile baharın geldiğini bildiren çok sevilen meyvelerden olan çilek sokaklarda seyyar tezgahlarda,manavlarda yerini aldı.Harika aroması ile bütünleşen tart ,turta,puding, dondurma, reçel, likör,pastaların tam yapma zamanı, taze taze pudra şekerine batırarak yemek ayrı bir damak tadı&#8230;<span id="more-62"></span></p>
<p>Sağlık açısından da her meyve gibi çok faydaları uzmanlar tarafından yazılan bir meyve<br />
*Romatizma ve benzeri hastalıkların ilacı olarak biliniyor<br />
*.Bütün salgı bezlerini çalıştırdığı vücuda gençlik ve kuvvet kazandırıyor.<br />
*Çilek bol idrar söktürüyor.Üre asidi ve ürat tuzları birikintilerini,vücutta birikmiş zehirli maddeleri de dışarı atar.Ayrıca çilekte diğer meyvelerde bulunmayan salisilik asit vardır.Bu romatizma ilacının esas maddesidir.Romatizma mafsal iltahabı (Artarit)eklemlerde ürat birikmesi (damla hastalığı),damar sertliği,böbrekte kum taş teşekkülü gibi rahatsızlıkları önler varsa zamanla bunların geçmesini sağlıyor.<br />
*Çilek damarları temizliyor ve vücuttaki fazla suyu atarak yüksek tansiyonu düşürüyor.<br />
*Çilek karaciğerin çalışmasını,safra salgısını artırır.Böylece karaciğer kifayetsizliğini giderir.ve hazma yardım eder.İştah açar.Safra taşını döker.Tekrar olmasını önler.<br />
*Mide ve bağırsakları çalıştırır.Çilek suyu bağırsaklardaki zararlı mikropları öldürür.Onların insanı zehirlemesini önler. Bu suretle çilek pekliği giderir.Bağırsaklardan vücudun (kanın)zehirlenmesini,cildin sivilcelerle dolmasını önler bunları iyi eder.<br />
*Bütün salgı bezlerini ahenkli şekilde çalıştırır.Vücuda gençlik ve kuvvet kazandırır.<br />
*Çileğin içinde bulunan çeşitli asitler diş diplerinde biriken taşları eritir.çilek mevsimi günde 3-4 defa 1fincan taze sıkılmış çilek suyu ile dişler fırçalanmalıdır.<br />
*Yüz boyunda kırışan kısımlara sürülen çilek losyonu tazelik ve pembe bir renk sağlar.bunun için 5-6 tane çilek bezde sıkılır.bir yumurta akı çırpılarak ilave olunur ve tekrar çırpılır ve bu sırada 20 damla gülsuyu ilave edilir,tampon yaparak boyuna sürülür.1 saat içersinde 15 gr yemek sodası konulmuş 1 litre ilik su ile yüz boyun yıkanır.<br />
Kuru Ciltler için :Hazırlanışı: Bir avuç taze çilek ezilip yulaf unu ile birlikte karıştırılır. Bir adet yumurta sarısı ile iki çorba kaşığı yoğurt çırpıldıktan sonra çilek hamuruna eklenir. Hazırlanan karışıma güzel bir koku vermek için sanlunya yağı ilavesi ile krem kıvamına gelinceye kadar karıştırılır.<br />
Faydaları: Kuru ciltler için besleyici olan çilek kremi; yüz kısmına maske yapılarak uygulanır. Çilek maskesi, aynı zamanda yüzdeki kırışıklıkların kaybolmasını sağlamakta yararlıdır.<br />
*Çocuk ve büyüklerde bağırsak kurtlarını döker bunun için sabah aç karnına bolca çilek yenir.Öğleye kadar başka bir şey yenmez.2-3 gün devam edilir.<br />
*Çileğin kök ve yaprakları da faydalıdır 300gr yaprak ve kök 1 gece ıslatılır.ertesi gün 1 litre suda 20 dakika kaynatılıp çay gibi içilirse mafsal iltihabı damar sertliği tansiyon yüksekliği karında su toplanması böbrek ve mesane rahatsızlıklarında kum taş çok fayda verir hastaların bol terlemesini sağlar bu karaciğerin şişliğini de giderir.<br />
100 gr. çilekte 59 mg. C vitamini, (ki bu oran limondan bile fazla) 1 mg. sodyum, 174 mg. potasyum, 21 mg. kalsiyum var. Kalorisi ise 37. Ancak eğer diyet yapıyorsanız, nasılsa meyvedir, bir şey yapmaz diyerek bol bol da yemeyin. Her şeyde olduğu gibi fazlası zararlı olabiliyor çileğin hazmı zordur.midesi hasta tembel olanlar çileğin suyunu içmeliler.Bu gibi rahatsızlıkları olanlar frenk üzümü ile karıştırarak az miktarlarda yerlerse kolay hazmederler. Cilt hastalığı olanlara kaşıntı yapabilir.<br />
Değişik tatlılar üretmeniz de mümkün. Mesela püre haline getirdiğiniz çileği bal ve süzme yoğurtla karıştırabilirsiniz.Çok Güzel turtalar pastalar yaparak da kullanabilirsiniz.BOL BOL YEMENİZ DİLEĞİYLE&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..<br />
Kaynak:Dr.Mehmet Göbelez (1978)</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_" addthis:url='http://www.hobiblog.com/cilek/' addthis:title='Çilek ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hobiblog.com/cilek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bal Kabağı</title>
		<link>http://www.hobiblog.com/bal-kabagi/</link>
		<comments>http://www.hobiblog.com/bal-kabagi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 22 Feb 2008 17:41:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nihan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Bal Kabağı]]></category>
		<category><![CDATA[bal kabağının faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[bitki]]></category>
		<category><![CDATA[kabak]]></category>
		<category><![CDATA[şifalı bitkiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hobiblog.com/bal-kabagi/</guid>
		<description><![CDATA[<div class="addthis_toolbox addthis_default_style " addthis:url='http://www.hobiblog.com/bal-kabagi/' addthis:title='Bal Kabağı '  ><a class="addthis_button_facebook_like" fb:like:layout="button_count"></a><a class="addthis_button_tweet"></a><a class="addthis_counter addthis_pill_style"></a></div>Babaannemin bağlarına her sene üzümlerin artık bittiği, bağ bozumunda, yerlerde kavuniçi kocaman yatan bal kabaklarını hiç unutmam. Çünkü çok güzel yemek ve tatlıları yapılırdı. Kış için evlere getirilir, karpuz ve kavunlarla kilerlere konurdu. O günleri, çok güzel günler olarak hatırladığımdan mı ! yoksa tatlı kabağını sevdiğimden mi ! bahçenin bir kenarına beş tane tohumunu bularak [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_" addthis:url='http://www.hobiblog.com/bal-kabagi/' addthis:title='Bal Kabağı ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="addthis_toolbox addthis_default_style " addthis:url='http://www.hobiblog.com/bal-kabagi/' addthis:title='Bal Kabağı '  ><a class="addthis_button_facebook_like" fb:like:layout="button_count"></a><a class="addthis_button_tweet"></a><a class="addthis_counter addthis_pill_style"></a></div><div class="mceTemp" style="text-align: center;"><a href="http://www.hobiblog.com/wp-content/uploads/2008/10/bal-kabagi1.jpg"></a></div>
<p><a href="http://www.hobiblog.com/wp-content/uploads/2008/10/bal-kabagi2.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-248" title="bal-kabagi2" src="http://www.hobiblog.com/wp-content/uploads/2008/10/bal-kabagi2.jpg" alt="" width="400" height="300" /></a></p>
<p>Babaannemin bağlarına her sene üzümlerin artık bittiği, bağ bozumunda, yerlerde kavuniçi kocaman yatan bal kabaklarını hiç unutmam. Çünkü çok güzel yemek ve tatlıları yapılırdı. Kış için evlere getirilir, karpuz ve kavunlarla kilerlere konurdu. O günleri, çok güzel günler olarak hatırladığımdan mı ! yoksa tatlı kabağını sevdiğimden mi ! bahçenin bir kenarına beş tane tohumunu bularak ekmiştim. Bir tanesi erik ağacına sarıldı.</p>
<p>Bilmeyenler, ağaçtan sarkan kocaman kabakları görenler, bilmeyenler kabak ağacımı, tatlı kabağı ağaç da mı yetişiyor diye soruyordu. Diğeride bahçe parmaklıklarına sarılarak orada yer bulmuş bir kabak&#8230;eskisi kadar olmasa da şimdi pek tatlısından başka yemeğinin yapıldığını göremiyorum.Hatta yeni yetişen neslimizin az bildiği bir yiyecek&#8230;<span id="more-60"></span></p>
<p>Ekimin 31 kutlanacak USA ’’ Holloween’’ İnançlarına göre hasat mevsimi kabaklar tarladan toplandıktan sonra bir dahi ki sene daha iyi ürün alabilmek için, gelecek olan kötü ruhları kovmak için kötü ürkütücü giyisiler giyerek bu ruhların gelmemesine inanmaları, bu günü bayram olarak görüyorlar. Ben bizim şeker bayramına benzetiyorum. Çünkü çocuklar kıyafetlerini giyerek kapı, kapı şeker topluyorlar. Yalnız bütün yiyecekler, şekerler ve kurabiyeler kabak şekli verilerek ikram ediliyor.Gelen nesilerine kabağı unuturmuyorlar. O günden bir hafta önce her markete kabaklar küme halinde yığılıyor.</p>
<p>Bizim memleketimiz de bol miktarda yetişen yemekleri yapılan kış kabağını çok güzel değerlendirmişler. Gittikçe küçülen dünyamızda ülkeler arası kültürlerin arasındaki uzaklığın azalarak, bizim memleketimiz de bilmeden cadılar bayramı olarak kullanılması, başkaların kültürlerini alarak yanlış bakış acısı olarak düşünürüm. Farklı kültürleri öğretelim ama bizim olarak kullanmayalım. Biraz farklı olsa da Kabak bizim kültürümüzde de var .Belki başka memleketlerin kültüründe de farklıdır.</p>
<p>Bizim memeleketimizde daha çok köy yerlerinde yapılan bal kabağı tatlısı</p>
<p>Pekmezli bütün bal kabak tatlısı</p>
<p>Kullanılacak Malzemeler</p>
<p>Bir bütün orta boy kabak<br />
2 su bardağı pekmez (tatlı istiyorsanız daha fazlada kullanabilirsiniz)<br />
2 su bardağı Ceviz</p>
<p>Hazırlanma Şekli<br />
Bu tatlı Balıkesir’de bağda ekmek yapıldıktan sonra sıcak olan fırınlara konularak, fırın kapağı kapatılıp içerideki ısı ile kendi kendine pişmesi sağlanır nar kırmızı bir renk de çıkar kaşıkla yenirdi.( Balıkesir’ de halamlar fırınlara da yollarlardı.)<br />
İstenilen büyüklükte bal kabağı yıkanır, üst kısmı kesilerek kapak gibi açılır. İçi temizlenir, çekirdekleri çıkartılır. İçine yarısını geçe çek kadar pekmez doldurulur. Ceviz karıştırılarak Önceden ısıtılmış 190c fırında 30-35 dakıka pişirilir.</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_" addthis:url='http://www.hobiblog.com/bal-kabagi/' addthis:title='Bal Kabağı ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hobiblog.com/bal-kabagi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mısır</title>
		<link>http://www.hobiblog.com/misir/</link>
		<comments>http://www.hobiblog.com/misir/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 22 Feb 2008 17:33:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nihan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[bitki]]></category>
		<category><![CDATA[mısır]]></category>
		<category><![CDATA[mısır bitkisi]]></category>
		<category><![CDATA[mısır unu]]></category>
		<category><![CDATA[patlamış mısır]]></category>
		<category><![CDATA[şifalı bitkiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hobiblog.com/misir/</guid>
		<description><![CDATA[<div class="addthis_toolbox addthis_default_style " addthis:url='http://www.hobiblog.com/misir/' addthis:title='Mısır '  ><a class="addthis_button_facebook_like" fb:like:layout="button_count"></a><a class="addthis_button_tweet"></a><a class="addthis_counter addthis_pill_style"></a></div>Buğdaygiller familyasından; 180 &#8211; 200 cm boyunda, dik ve yüksek gövdeli, geniş şerit yapraklı, bir yıllık bir bitkidir. Kökü kalın ve saçaklıdır. Yaprakları şerit gibi, uzun, paralel damarlı, sert ve sivri uçlu, sapsız, kenarları, dalgalıdır. İki çeşit çiçeği vardır. Erkek çiçekler gövdenin ucunda salkım başak şeklinde, dişi çiçekler ise yaprakların koltuğunda koçan halindedir. Dişi çiçeklerin [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_" addthis:url='http://www.hobiblog.com/misir/' addthis:title='Mısır ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="addthis_toolbox addthis_default_style " addthis:url='http://www.hobiblog.com/misir/' addthis:title='Mısır '  ><a class="addthis_button_facebook_like" fb:like:layout="button_count"></a><a class="addthis_button_tweet"></a><a class="addthis_counter addthis_pill_style"></a></div><p><a href="http://www.hobiblog.com/wp-content/uploads/2008/10/misir.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-160" title="misir" src="http://www.hobiblog.com/wp-content/uploads/2008/10/misir.jpg" alt="" width="400" height="267" /></a></p>
<p>Buğdaygiller familyasından; 180 &#8211; 200 cm boyunda, dik ve yüksek gövdeli, geniş şerit yapraklı, bir yıllık bir bitkidir. Kökü kalın ve saçaklıdır. Yaprakları şerit gibi, uzun, paralel damarlı, sert ve sivri uçlu, sapsız, kenarları, dalgalıdır. İki çeşit çiçeği vardır. Erkek çiçekler gövdenin ucunda salkım başak şeklinde, dişi çiçekler ise yaprakların koltuğunda koçan halindedir. Dişi çiçeklerin stilusları uzundur ve kınlarının tepesinden dışarı doğru sarkarlar. Bunlar mısırpüskülü denilen kısmı meydana getirirler. Meyvesi, koçanı üzerinde sıkışık şekilde dizilidir. Rengi açık veya koyu sarı; esmer veya kırmızımtırak renklidir. Mısırpüskülünün içeriğinde glikoz, maltoz gibi şekerler, sabityağ, steroller, reçine ve çok miktarda potasyum tuzları vardır. İdrar söktürücü, idraryollarını temizleyici ve hararet verici olarak kullanılır.</p>
<p><span id="more-59"></span></p>
<p>Mısırözü yağı, mısır tanelerinden çıkarılır. İçeriğinde yağ asitleri, A vitamini, az miktarda steroller ve bol miktarda nişasta vardır. Mısırözü yağı damarsertliğini önler.<br />
Patlamış Mısır<br />
Patlamış mısırın hikayesi beş bin yıl evveline, Amerika kıtasına kadar uzanıyor. Amerika yerlileri gıda için kullanılacak mısır ile içi daha sulu olan patlayabilir mısırların arasındaki farkı biliyorlardı.<br />
Kolomb kıtaya ayak bastığında yerlilerin mısır kültürünü gördü, ama asıl ilgi 1510&#8242;lu yıllarda Güney Amerika&#8217;da terör estiren Hernanda Cortes&#8217;in Aztek&#8217;lerin dini ayinlerde ipe dizilmiş patlamış mısırları yediklerini görmesi ile başladı. Üstelik yerliler mısırı bir çeşit şişe geçirerek, tekrar tekrar ısıtarak veya kızgın kuma gömerek değişik şekillerde patlatarak yiyorlardı.<br />
Amerika kıtasının keşfinden sonra Avrupa&#8217;ya getirilen ürünlerin içinde en ünlüleri patlamış mısır ve tütündü. Birincisine çok fazla yağ ve tuz ilave etmezseniz, kesinlikle ikincisinden daha sağlıklıdır. Ancak tüm mısır taneleri patlamaz. Patlayan mısırın gizemini yaratan iki faktör vardır: Mısır tanesinin içinin çok güzel bir ısı geçiş özelliği ve müthiş bir mekanik mukavemete, yani sağlamlığa sahip kabuğu.<br />
Mısıra dikkatli bakıldığında, etrafında kalın ve su geçirmez bir kabuk olduğu görülür. Bunun altında iki tabaka daha vardır. Tanenin bu iç kısımlarındaki moleküllerin sıralanış biçimi, normal mısır tanelerine göre daha düzenlidir. Bu sayede ısı normal tanelere oranla neredeyse iki misli hızla içine yayılabilir.</p>
<p> Patlamış mısırın içinde bolca bulunan lif kalp krizi riskini azaltıyor. Kalori olarak kıyaslayacak olursak, bir paket cipsin içindeki kalori bir torba patlamış mısırın dört katı. Eğer tansiyonunuz varsa patlamış mısıra tuz atmayın, başka baharatlar kullanmayı deneyin.</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_" addthis:url='http://www.hobiblog.com/misir/' addthis:title='Mısır ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hobiblog.com/misir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

